
Layla Ceramic®

Layla Ceramic
Toprak önce insanın içinde şekillenir.
Layla’da toprak yalnızca biçim verilen bir malzeme değil.
Hafızayı, duyguyu ve izi taşır. İnsandan bir şey alır, insana bir şey bırakır.
Bazen bir fincana, bazen bir heykele, bir mozaiğe ya da avuç içine sığan küçük bir parçaya dönüşür. Biçimler değişir ama başlangıç hep aynıdır: toprakla kurulan temas.
Çamura dokunduğunda yalnızca sen ona biçim vermezsin. O da seni yavaşlatır, bazen zorlar, bazen peşinden götürür. Eller çamurla kirlenirken zihin susmaya başlar. Söyleyemediğin, adını koyamadığın şeyler kendilerine başka bir yer bulur.
Layla’da seramik, heykel, mozaik ve sanatla yürütülen deneyim alanları bu yüzden birbirinden ayrı değildir. Hepsi aynı yerden beslenir: insan, duygu ve toprak.
Kusursuzluğun peşinde değilim. Elin izini, malzemenin kendi sözünü ve her parçanın bir diğerinden farklı kalmasını seviyorum.
Çünkü toprak sana boyun eğen bir malzeme değildir.
Sen ona nasıl davranırsan, o da sana öyle davranır.
Sen O’sundur. O da sen.
Elin toprağa bıraktığıyla, toprağın insanda bıraktığı iz arasında.